Article
Üniversite Sınavına Hazırlanırken Motivasyonumuzu Nasıl Koruyabilirsiniz?

    Üniversiteyi kazanmak her öğrencinin isteğidir. Hele iyi bir bölüme gitmeyi istemeyen yoktur. Ancak bu isteği gerçekleştirmek için herkes yeteri kadar emek vermez. Çok yüksek bir motivasyonla çalışmaya başlayanların, çalışmanın başladığı günden 2-3 ay sonra vazgeçtiklerine şahit olmuşuzdur. Bazıları ise asla pes etmez ve yoluna devam eder.

 

     Neden bazıları erken havlu atar? Bazıları da uzun süre çalışmaya devam eder? Bunlardaki motivasyon farklılıklarını gördüğümüzde sorunun cevabını bulabiliriz. Burada kişilerin aile yapıları, çalışma ortamları, gelecek kaygıları, geçmiş yaşantıları, arkadaş çevreleri vb. bir etken çalışmayı sürdürmelerinde etkili olmuştur. Bu etkenlerin herkes için aynı olduğu bir durumda, bu etkenlerin dışında kişinin motivasyonuna bağlı bir etkenden bahsetmek istiyorum. Motivasyonu korumanın ve onu zirvede tutmanın “Tam altından kalkılabilir zorlukta” olmasına bağlı olduğundan bahsetmek istiyorum.

 

  İnsan beyni zorlukları sever ama sadece optimal alanı içinde olduğu sürece. Satranç oynamayı seviyorsanız rakibinizin size uygun olmasını istersiniz. Yani 5 yaşındaki bir çocukla satranç oynadığınızda çabuk sıkılırsınız ama profesyonel bir ile oynadığınızda ise çabuk kaybedersiniz. Her iki durumda istediğiniz değildir. Kendinizi biraz zorlayacak biri ile oynamak size daha iyi gelecektir.

 

    Kendinizi denginiz olan biri ile satranç oynadığınızı hayal ediniz. Onunla mücadele etmek hem heyecan verecek hem de kaygı verecektir. Kaybetme ve kazanma ihtimaliniz birbirine yakındır. Böyle bir duygu durumunda oynamak herkesin istediğidir. Odak noktasınız belirgin hale gelir, dikkatinizi dağıtacak unsurları silersiniz ve kendiniz tamamen maça verirsiniz. İşte bu altından kalkılabilir bir maçtır. Diğerleri değil, çünkü kesin olarak kazanma ya da kaybetme olan bir maçı neden oynamak isteyeniz ki.

 

     Ders çalışmak için kullandığımız kaynaklar da ne çok zor olmalı ne de çok kolay olmalıdır. Ders kitabı kişiyi havaya sokabilecek düzeyde zorlukta olmalıdır. Sürekli basit sorularla karşılaşıyorsanız sıkılırsınız, daha zor soruları istersiniz. Zor sorular da aynı şekilde insanı sıkar. Herkesin bilgi seviyesi aynı olmadığı için kişi kendine biraz zor olan soruları seçmelidir. Soruyu çözdüğünde kendisi ile gurur duyabileceği sorular olmalıdır.

 

      Bir görev çok zor değil, çok kolay değil tam kıvamında olduğunda kendimizi o göreve adarız. Üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin de buna göre davranmaları lazım. Eğer üniversiteyi bir yılda kazanabilecek bir altyapısı varsa buna göre çalışmalı, daha uzun sürede kazanacak bir altyapısı varsa ona göre çalışmalıdır.

 

     Bazıları birkaç tane zor sınava girdikten sonra hemen vazgeçebiliyorlar. Oysa bu, bir ömür harcanacak yol ayrımıdır. Belki biraz daha düzenli ve uzun süreli çalışma ile istenilen bölüm kazanılabilir.  Eğer altyapınız iki yılda üniversiteyi kazanmaya uygun ise iki yıl çalışmayı göze almalısınız. Düzenli ve istikrarlı çalışmalar ile istenilen her bölüm kazanılabilir.

 

     Çok başarılı olan sporcuların normal insanlardan farkı sıkıntıya katlanabilme oranlarıdır. Başarılı sporcular da her zaman yaptıkları işten keyif almıyorlar. O gün için belirlenen bir program varsa mutlaka ona uyarlar. O sıkıcı programa uydukları için pişman olmadılar. Siz de size sıkıcı gelen programa gelecekteki hedefleriniz için uyarsanız başarılı olursunuz.

Yazı hakkında lütfen yorumda bulunmayı unutmayınız ki daha iyisini yazabilelim. :))

 

 

    Yorumlar

    İlk yorumu siz yazın!

Yorum Ekle